اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِى هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَ دَوَٓائِهَا وَ عَافِيَةِ الْاَبْدَانِ وَ شِفَٓائِهَا وَ نُورِ الْاَبْصَارِ وَ ضِيَٓائِهَا وَ عَلٰى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ

* * *


وَهُوَ لِكُلِّ دَٓاءٍ دَوَٓاءٌ

Meali: "Bu kitab her derde dermandır." Tevafukat-ı latifedendir ki; Re'fet Bey'in birinci tesvidden gayet sür'atle yazdığı nüsha ile beraber, Hüsrev'in yazdığı diğer bir nüshada, ihtiyarsız hiç düşünmeden, satır başlarında gelen elifleri saydık; aynen bu

وَهُوَ لِكُلِّ دَٓاءٍ دَوَٓاءٌ

cümlesine tevafuk ediyor.

{(Haşiye-1): Sonradan yazılan ihtarın iki elifi, bu hesaba dâhil olamıyacağı için dâhil edilmemiştir.}

Hem bu risalenin müellifinin