بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Aziz kardeşim!

Beni merak etmeyiniz, inayet-i Rabbaniye devam ediyor. Maişet cihetinde kanaat ve iktisad beni ihtiyaçtan kurtarıyor. Sakın bir şey gönderme. Sen altı yedi nefse bakıyorsun, benim yarım nefsim var. Sen beni değil, ben seni düşünmeliyim. Sabri'nin mektubu ona yetişmemiş. Sen ve Hulusi, benim her bir amel-i uhrevimde hissedarsınız. Mâh-ı Ramazan'da kazanç bire bindir. Siz de bana duanız ile yardım ediniz.

Said

İşarat-ı Aleviye'yi tam tasdik ettiniz mi? Haşir Risalesi'ni çok kuvvetli buldunuz mu?

* * *


بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Binler selâm. Siz maddî rütbenizden çok yüksek manevî rütbeniz iktizasıyla ayrı ayrı yerlere gönderiliyorsun. O yerlerin sana ihtiyacı var. Hiç merak etme. Senin Risalet-ün Nur hakkında mektubların, çok talebe yerinde, senin bedeline hizmet-i Nuriyede çalışıyorlar. Birinciliği daima sana kazandırıyorlar.

Kardeşiniz

Said Nursî

* * *


(Yıldız Mektubu)

وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Aziz, sıddık kardeşlerim, hizmet-i Kur'aniyede çalışkan arkadaşlarım Sabri, Hüsrev, Hâfız Ali, Re'fet, Bekir, Lütfü, Rüşdü!

Size Cemaziye-l âhir ayında vuku bulan bir hâdise-i semaviye münasebetiyle bir mes'ele beyan edeceğim. Şöyle ki:


Yükleniyor...