Siyaset Ricali Bakan ve Meb’uslardan Gelen Alakalar

Siyasilerden ciddî şekilde zuhur eden alâka ve samimiyet, sadece Demokratlara münhasır değildir. DP’li, MP’li, HP’li hatta CHP’li kimselerden de görülmüş ve bazı meb’us ve diğer partilere mensub ünlü eşhastan bazıları da, şahsî dindarlıkları hasebiyle, Üstâd Bediüzzaman’la görüşüp dersini dinliyenler de vardır.(10) Lakin CHP’nin asıl idareci kadrosu, mağlûbiyetlerinin temelinde Üstâd

(10) Son şahitler-1 S: 413 ve Aydınlar Konuşuyor, s: 50.

Bediüzzaman’ı bildikleri için, ona düşman idiler. Seçim hadisesinden sonra, daha da çok düşman kesildiler. Ayrıca bu partinin içinde gizlice rol oynıyan farmason komitesi de, dinsizlik ve farmasonluklarından zaten Üstâd’a ebedî hasım idiler. Halbuki Hazret-i Üstâd’ın DP’ye biraz teveccüh etmesi, onun teşekkülünden sonra, yani iktidar başına geldikten sonra; ve demokrasi ve hürriyet yolunda attıkları adımlarından ve ferahlatıcı bazı icraatlarından dolayı olmuştu. Yoksa Hazret-i Üstâd bu partinin ne teşekkülünde, hatta ne de ilk seçimi olan 1950 seçiminde kat’iyetle ne temas etmiş, ne de teveccüh etmiştir. Üstâd’ın açıkça şahsen teveccühleri yalnız bir seçimde olmuş, o da 1957’deki seçiminde, DP’lilerin çok zayıf düştükleri bir hengâmında idi. Bu mevzuu ayrıca sırasında tahlil edeceğimizden burada bu işaretle kâfi görüldü.

Evet, Hz. Üstâda karşı siyasî şahsiyetlerden ilk başta alâka duyan 1950 den önceki CHP genel sekreteri Hilmi Uran’dır. 1950’den sonraki yıllarda da bazı CHP’li milletvekilleri gelmiş, Üstâd’la görüşmüşlerdi.

Hazret-i Üstâd’da CHP’nin yirmisekiz senelik iktidarlarında ona ettikleri zulüm ve dine ihanet ve sairelerinden, sadece bu partinin yüzde beşine suç veriyor, geri kalanlarını affediyordu. DP’lilerin de bundan ibret almalarını ve onlar gibi davranmamaları için ikaz ediyordu:

DP iktidarı döneminde ise 1950’de Ezan-ı Muhammedînin ilânı gibi müsbet bazı icraatları vesilesiyle Hazret-i Üstâd ve Nur talebeleri onları hem tebrik, hem de o güne kadar kendisinin ve Nur talebelerinin maruz kaldıkları zulümleri şikâyet tarzında, yeni iktidarın üst mercilerine yazdıkları bazı müracaatları vesilesiyle bazı tanışmalar ve konuşmalar neticesinde, DP’lilerden başta Başbakan Adnan Menderes, Tevfik ıleri, Gazi Yiğit, Halil Özyörük, Lütfü Karaosmanoğlu, Ömer Bilen, Fehmi Çobanoğlu, Celal Yardımcı Ekrem Ocaklı, Hasan Fehmî Ustaoğlu, Tahsin Tola ve Giyaseddin Emre gibi mahdut bazı bakan ve meb’us zatlar, şahsî dindarlık hisleriyle Risale-i Nur ve Üstâd Bediüzzamanla ilgilenmeye başlamışlardı. Adnan Menderes ile isimlerini saydığımız şahıslardan üç dört kişi müstesna, diğerleri gelip bizzat Hazret-i Üstâd’ı ziyaret edip görüşmüşlerdir.


 /  
2249
Yükleniyor...