Üstâd’ın Fatih semtinde parasıyla kiralıyarak bir iki ay içinde kaldığı evin hikâyesi şöyledir: Daha önceleri Mehmet Fırıncı’nın babasının kira ile oturmuş olduğu bir ev idi. Dolayısıyla M.Fırıncı’nın delâletiyle bu ev bulunmuş, Üstâd da ayda -tesbit ettiğimiz kadarıyla- otuz lira kira bedelini ödeyerek oturmuştu. Ahmet Aytimur’la, Abdulmuhsin Alev’in ifadeleri bunu böyle diyorlar. Ancak N.Şahiner her vesileyle bu meseleyi, yani Üstâd’ın 1953’te İstanbul’da kaldığı ev hikâyesini anlatırken; “M.Fırıncı’nın evinde kaldı” şeklinde kaydetmektedir. Bu husus aslında cüz’î olup bizi ilgilendiren bir şey değildir. Nasıl ki, aynı günlerde Hazret-i Üstâd İsküdar’daki eski bir dostu olan Hacı Şükrü’nün evinde ve ayrıca da Çamlıca’daki bir dostunun evinde de üçer gün kalmıştı.Bu hadisenin öncesi ve
(75) Bilinmiyen taraflarıyla S. Nursî 6.baskı, s: 381.
sonrasındada, Hz. Üstâd bazı talebe ve dostlarının evlerindede kalmaları olmuştu. Mesela 1951 ve sonralarında Eskişehirde Talebesi Abdüvahid Tabakçının evinde kalması gibi...Lâkin bu dostların evinde misafir olarak, mübalağasız şekilde kalmıştı. Onun gibi muhterem Mehmet Fırıncı’nın evinde de iki üç gün değil, bir iki ay da kalmış olabilirdi. Üstâd’ın hayatıyla ilgili olan bu cüz’i hadise ve mes’eleye bazı ilâveler ile başka şeyler istihdaf edildiğini insan hissetmektedir. Hususiyle mübalağaların karışması ve o sıra Üstâd’ın hizmetinde bulunanların rivayetleri ayrı ayrı olması, bizi bu mes’elede meraklandırdı ve tahkikine sevketti. Çünki, N. Şahiner, onu her anlatışında “Fırıncı’nın evinde kaldı” şeklinde ifade etmekle, onunla zımnen M.Fırıncı’nın meziyetini ve(1) faziletini izhar etmek ister gibi bir üslup vardır.
Tahkikatımız mes’eleyi başka şekilde neticelendirdi. Hakikatı yine ancak Allah bilir. İstte kaydettiğimiz tarzda, Ahmet Aytimur’dan hususî şekilde sorduk, Almanya’daki Abdulmuhsin’e de mektup yazdık. Aldığımız cevabların neticesi aynen şöyledir:
- “Hazret-i Üstâd, Marmara Palas otelinde kalırken sıkılıyordu. Bir ara “Ahşap bir ev bulunsa, orada bir müddet kalsam” gibi bir arzu izhar etmişti. Bunun üzerine bir ev aranmaya başlanmış, nihayet Mehmet Fırıncı öyle bir evi bildiğini ve kiralıyabileceğini söylemiş ve o ev parası mukabilinde, fakat Fırıncı’nın delâletiyle kiralanmıştı. Üstâd da bir iki ay zamanını o evde geçirmişti. Mehmet Fırıncı ile olan münasebetinin hepsi bu kadar..”
Yükleniyor...