Meselâ, ona teklif eden demiş; “Ben emir kuluyum?..

Cebri, keyfî, küfrî kanunla emir olur mu ki, emir kuluyum desin!..

Evet, Kur’ân-ı Hakimde Yahudi ve Nasranilere başta benzememek için (...) Ayet olduğu gibi, ayeti Allah ve Resulünün itaatine zıd olmamak şar’tıyla, o itaatın emir kuluyum diye hareket edebilir.

Halbuki bu meselede, an’ane-i İslâmiye kanunlarıyla: Hastalara şefkat edip incitmemek, ihtiyarlara hürmet edip tahkir etmemek, gariplere zahmet vermemek ve onları incitmemek ve Allah için Kur’ân ve ilm-i imaniye hizmet edenlere zahmet vermemek ve onları incitmemek lâzım gelirken, hususan münzevî ve dünyayı terketmiş bir adama ecnebî papazlarının serpuşunu teklif etmek, on vecihle değil, yüz vecihle kanuna muhalif olmakla beraber, İslâmın an’anevî kanunlarına karşı da bir kanunsuzluk ve keyfî bir emir hesabına o kudsî kanunları kırmaktır.

(72) Hazret-i Üstâd’ın eski dost ve ahbablarını ve diğer mübarek menzilleri yaya olarak gezdiğine işarettir. Aynı zamanda Gençlik rehberi mahkemesi için İstanbul’a 1952’de gittiğinde, iki ay kadar ortada kaldığını da bildirmektedir. A.

Benim gibi kabir kapısında gayet hasta, gayet ihtiyar, garip, fakir, münzevi ve sünnet-i seniyyeye muhalefet etmemek için otuz beş senedenberi dünvayı terkeden bir adama bu tarz muameleler, kat’iyyen şek ve şüphe bırakmadı ki; komünist perdesi altında, anarşilik hesabına, vatan ve millet ve İslâmiyet ve din aleyhinde müthiş bir su-i kasıd eseri olduğu gibi, İslâmiyete ve vatana hizmete niyet eden ve müthiş hârici tahribata karşı cephe alan dindar Demokratlara dahi büyük bir su-i kasıddır. Dindar Demokratlar dikkat etsinler, bu dehşetli su-i kasde karşı beni yalnız bırakmasınlar!..

Haşiye: Rus’un baş kumandanı kasden önünden üç defa geçtiği halde ayağa kalkmayan ve tenezzül etmiyen ve onun i’dam tehdidine karşı izzet-i İslâmiyeyi muhafaza için ona başını eğmiyen.. ve İstanbul’u istilâ eden İngiliz başkumandanına ve onun vasıtasıyla fetva verenlere karşı, İslâmiyetin izzeti için i’dam tehdidine beş para ehemmiyet vermiyen ve “Tükürün zalimlerin o hayasız yüzlerine!” cümlesiyle matbuat lisanıyla karşılayan.. ve M.Kemal’in elli meb’us içinde hiddetine ehemmiyet vermeyip, “Namaz kılmıyan haindir” diyen.. ve Divan-ı Harb-i Örfî’nin dehşetli suallerine karşı “şeriatın bir tek meselesine ruhumu feda etmeye hazırım” diyen ve dalkavukluk etmiyen.. ve yirmi sekiz senedir gâvurlara benzememek için inzivayı ihtiyar eden bir İslâm fedaisine ve hakikat-i Kur’âniyenin fedakâr hizmetkârına denilse ki: “Sen kâfirlerin papazlarına benziyeceksin, onlar gibi başına şapka giyeceksin, bütün İslâm ulemasının icma’ına muhalefet edeceksin.. Yoksa ceza vereceğiz.” denilse:


 /  
2249
Yükleniyor...