asrın bir mürşid-i hakikisi” söyliyerek: “Onların himmetidir ki bu umulmadık zafer kazanıldı.” diyorlar...

Dünki gün çarşamba günü üç meb’us, bir ara sevgili Üstâd’ımızı ziyaret edeceklerini konuşmuşlar...

Ankara Üniversitesinden Abdullah Yeğin ve Mustafa Sungur”(47)

6- Ve nihayet Hazret-i Üstâd 11.12.950’de bu meseledeki Nur talebelerinin faaliyeti ve hizmetleri hakkında şu mektubu yazdı:



Aziz Sıddık kardeşlerim!

Evvelâ: Sizi tebrik ediyorum ve bu defaki Hüsrev’in bakanlara yazdığı istid’a pek mükemmel bir vesika-i tarihiye hükmündedir. Fakat bir iki gün evvel Sungur’dan aldığımız bir telde, “Yüz seksen beş eserin verilmesine emir verildi.” demiş. Bu adetli cümleyi anlıyamadık.Telgrafhaneden müdürden sorduk “o memur onu yanlış almış, makineden ben kulağımla işittim: “bütün eserlerin geri verilmesine...” demektir.

Hatırımıza geldi ki, acaba yüz otuz Risalenin bazılarını müteaddit cüzleri bir risale yapıp yüz seksen beşe mi çıkardılar diye ihtimal verdik ve anlıyamadık.

Hem Yeni Sabah gazetesi yazdığı gibi, Medreset-üz Zehra’yı “Doğu Üniversitesi” namıyla büyük bir İslâm Darülfünunu, Reis-i cumhur tabiriyle: “Her müşkilâtı iktiham edip onun yapılmasına çalışacaklarını” haber aldık. İnşaallah kırk senedir takib ettiğim mühim bir maksadımızı vatan ve millet menfaatı için yapmağa mecbur olacaklar...

(47) Aynı dosya, s: 27.

Elbaki Hüvelbaki, kardeşiniz

SAİD-İ NURSİ”(48)

Nur talebeleri Hazret-i Üstâd’ın emirleriyle, böylece yaptıkları faaliyet ve hareket neticesinde Demokratlardan hamiyatkâr bazı zatlar hadiseye el koydular ve Isparta, Ankara ve Emirdağ’ında savcılıklarca alıkonan umum Risale-i Nur eserlerini iade etmeye vesile oldular. DP’lilerin Risale-i Nur namına ve yardımına ettikleri ilk hizmetleri de işte bu olmuştur.


 /  
2249
Yükleniyor...