Hem yine Kur’an, beşerin sırtını adeta teşvik ve teşci’ eliyle sıvazlıyor gibi gelecek ayetlerin lisan-ı remziyle diyor ki: Ey beşer! kalk, o harikaların bazılarına seni ulaştıracak vesileleri elde etmek için, durmadan çalış ve uğraş! Evet, görmez misin ki; saati ve gemiyi en evvel beşere hediye eden mucize elidir. Eğer bu mevzûya dair ve ona bakan, işaret eden ayetleri görmek istiyorsan işte bak:
وخل وَعَلَّمَ آدَمَ الْاَسْمَاءَ كُلَّهَا
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَ دَاوُودَ مِنَّ فَضْلاً يَ جِبَلُ اÏوِّبِي مَعَهُ وَالطَّيْرَ وَاَلَنَّ لَهُ الْحَدِيدَ
(Sebe/10) Ve:
وَلِسُلَيْمَنَ الرِّيحَ غُدُوُّهَ شَهْرٌ وَرَوَاحُهَ شَهْرٌ وَاÏسَلْنَ لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ
(Sebe/12) (Kıtır, bakırdır) Ve:
فَقُلْنَ اضْرِبْ بِعَصَكَ الْحَجَرَ فَنْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَ عَشْرَةَ عَيْنً
(Bakara/60) Ve:
تُبْرِى Î ْلاÏكْمَهَ وَْلاÏبْرَصَ بِËذْنِي
(Maide/110) gibi ayetler...
Sonra da, beşerin tehaluk-u efkârının çalkalayıp yoğurduğu ve kâinat nizamını konuşturarak dile getirdiği binlerce fenlerden istinbat eylediği sanatlarda teemmül et! O fenlerden her birisi hasiyetleri, sıfatları ve isimleriyle kâinat nevilerinden her birer nev’idirler. (Yani her bir nev’-i kâinata aid bir fenn teşekkül etmiş va ya etmeye kabildir. Tıbb, Hendese
Yükleniyor...