Telvihat-ı Tis'a

(Yirmidokuzuncu Mektub'dan Dokuzuncu Kısım)


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَاهُمْ يَحْزَنُونَ

[Şu kısım, turuk-u velayet hakkında olup "Dokuz Telvih"tir.]


BİRİNCİ TELVİH:

"Tasavvuf", "tarîkat", "velayet", "seyr ü sülûk" namları altında şirin, nuranî, neş'eli, ruhanî bir hakikat-ı kudsiye vardır ki; o hakikat-ı kudsiyeyi ilân eden, ders veren, tavsif eden binler cild kitab ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikatı ümmete ve bize söylemişler.