Afyon Hapis Hayatı

(En ağır ve en uzun tecrid ve işkencelerin uygulandığı plânlı, ma’hud hadise)

Afyon hapis hadisesi, Üstâd Bediüzzaman Hazretleri’nin Emirdağ hayatının son aylarında kasd-ı mahsusla ihdas edilmiş ve nümûnelerini üstte gösterdiğimiz hadiseler behane edilerek, vücuda getirilmiştir. O bahaneler neticesinde tazyik ve ihanetlerle sıklaştırılmış ve nihayet 1948 yılının başında soğuk bir kış ve zemheririn en sert-soğuk günlerinde, ellerine kollarına kelepçeler vurularak Afyon’da tevkif edilmesiyle başlamıştır.

Evvela: 17.1.1948 günü Üstâd Bediüzzaman ile birlikte, Emirdağ’ından on beş kadar Nur talebesi evlerinden, iş yerlerinden alınarak, Afyon vilâyet merkezine götürülmüş ve bir hafta kadar Emniyet Oteli’nde(1) durdurulmuş, göstermelik isticvablar, sorgulamalar yapılmış.. ve nihayet 23.1.1948’de resmen tevkifleri kesilerek cezaevine konulmuşlardır.

Bu elim ve çok zâlimane hadise, umum Türkiye Müslüman halkının, özellikle milyonlarca Nur talebelerinin ciğerlerini sızlatmış ve ağlatmıştır. C.H.P iktidarının dine ve din ehline karşı tatbik ettiği benzeri muameleleri yanında. bu son hunharca ve çok merhametsiz olan o hadiseden, Türkiye çapında onlara karşı umumî bir nefret ve adavet uyandırmış ve belki de 1950 seçimlerinde hezimet-i fahişe ile mağlubiyetlerine sebeb olmuştur denilebilir.

Bu hadise tarihinden dört sene önce, aynı mes’eleler ve aynı maddelerle, Denizli’de hapsedilip mahkemeye verilen Bediüzzaman ve altmış dokuz Nur talebesi, o dâvadan ittifakla beraet etmiş ve bu beraet kararı Temyiz Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nce aynen ve ittifakla onaylanmış ve bil’umum Risale-i Nur kitapları sahiplerine iade edilmişti. Bu kaziye-i muhkeme halini alan umumî beraet kararına rağmen, C.H.P iktidarı idari koğuşturma adıyla, gizli dinsiz ve müfsid komitelerin oyununa gelerek, -beraet etmiş mazlum ve ma’sum olan Bediüzzaman’a beraet ve mahkeme ve temyiz kararlarını hiçe sayarak- Emirdağ’ında her türlü işkence, ihanet, keyfî ve kanunsuz muameleler uygulamakla kalmayıp, sonunda yetmişbeşlik ihtiyar, hasta, garip bir din âlimini, bir hakikat rehberini, bir istikamet önderini tekrar aynı eski maddeler ve uydurulmuş aynı bahanelerle alıp Afyon hapishanesinde sebebsiz bir şekilde yirmi ay tecrid içinde durdurmuşlardır.