Bir kimsenin vücudu müteneccis olur ve onu yıkayacak su bulamazsa, teyemmüm edip namazını kılar ve sonra kaza eder.

Müteneccis bir suda kaynatılan et veya buğdayı temizlemek için, üzerine su dökmek kâfidir.

Bir kimse namazını kıldıktan sonra elbisesinde ölmüp bit veya pire bulursa namazı sahih olmayıp iade etmesi gerekir.

İnsanlarla çok ihtilatı bulanan kedi ve koyun gibi hayvanların ağzı necaseti kelbiye ile müteneccis olup gözden kaybolduktan sonra toprakla buşakı kulleteyn miktarına varmış bir suya gidip ondan içmesi muhtemel olursa ağzı temizlenmiş sayılır. Necaset-i kelbiye olmazsa kulleteyne varmış bir suya gidip içmesi muhtemel ise temizlenmiş sayılır.

Kur'an-ı Kerim veya bir kitaba, bir necaset isabet ederse harflerin silinmesine vesile olsa da yıkamak lâzımdır.

Bir kimse idrarını yapsa kimsenin tenasül uzvu müteneccis olur. Bunun için onu yıkamadan cinsi münasebette bulunması câiz değildir.

Müteneccis bir elbise veya sergi yıkandıktan sonra yaş iken bir tarafına necaset değerse, yalnız necasetin değdiği yeri yıkamak kâfidir.

Köpek ve domuz hariç eti yenilsin yenilmesin bütün hayvanların artığı tahirdir. Elverirki ağızları bir necis ile müteneccis olmamış olsun. Meselâ, bir merkeb ağzı müteneccis olmadan onu bir kaba korsa, şer'an o kab tahir sayılır. Fakat temiz olmayan bir suyu içtikten sonra böyle bir kaba korsa o kab müteneccis olur.

Bir hayvan ağzını bir kaba kor, bunu gören bir kimse kabın müteneccis olduğunu haber verirse, necasetin sebebini beyan etmedikçe sözü nazar-ı itibara alınmaz. Bir köpek ağzını bir kaba koyduğunda o kabın içerisinde bulunan şeyi yalayıp yalamadığı bilinmezse bakılır; ağzı kuru ve kabın içinde bulunan şeyden ağzında izi görülmezse hem kab ve hem de içerisindeki şey temizdir. Fakat ağzında o şeyin izi görülür veya ağzı yaş ise kab ve içerisindeki şey müteneccis sayılır.