zillet sayılmaz. Fakat su satın almak için kendisine para verilirse, zillet sayıldığından kabul etmesi lâzım gelmez. Yanında su bulunan bir kimse, yanındaki suyun, halihazırda veya ileride masum ve canlı bir mahlûk için lâzım olacağı kanaatinde ise, o zaman su ile abdest almayarak teyemmüm eder. Ama suyun, kendileri için saklanan hayvanlar masul değillerse (domuz, kudurmuş köpek v.s.) bu su abdest için kullanılabilir.

Bir kimse suyu kullandığı takdirde göz, kulak, burun gibi her hangi bir uzvun menfaatı için veya rahatsız bir uzvun iyileşmesinin gecikmesi veya görünen azalardan birisinde fahiş bir aybın zuhuru için korkarsa, abdest yerine teyemmüm edebilir.

Hava çok soğuk olduğundan abdest aldığı veya gusül ettiği takdirde rahatsız olması kuvvetle muhtemel ise teyemmüm eder. Amr bin As, hava çok soğuk olduğundan gusul yerine teyemmüm aldı ve Allah'ın Resûlü buna karşı sukût ettiler.

Bir kimse bir köye veya çoğunlukla suyun bulunduğu bir yere giderek, namaz kılmak için su bulmasa teyemmüm edip, namaz kılar, sonra da orada çoğunlukla su bulunduğu an namazını iade etmesi gerekir.

Bir uzuv iin suyun kullanılması mahzurlu olursa, üzerinde sargı olmadığı takdirde, sağlam olan tarafı yıkamak lâzım geldiği gibi teyemmüm temek de lâzım gelir. Sargı olursa sağlam olan yerleri yıkamakla beraber, sargıyı su ile meshetmek de icab eder.

Cünüb olan kimse için, teyemmüm ile sağlam olan tarafı yıkamak arasında tertib yoktur. ama abdestsiz olursa yaralı olan uzvun, yıkandığı zaman teyemmüm etmesi gerekir. Çünkü abdestte tertibe riayet etmek farzdır.

Abdesti olmayan bir kimsenin iki uzvu yaralı olursa iki teyemmüm etmesi lâzımdır. Fakat cünüb olan kimsenin kaç yarası bulunursa bulunsun sağlam olan yerleri yıkamakla beraber, bir teyemmüm kâfidir.

Yara, yüz veya elde, yani teyemmüm azalarından birisinde olursa, sağ tarafı yıkamak ve teyemmüm etmekle beraber namazını kılar. Yarası iyileştikten sonra namazını kaza etmeye