fakat cenabetten yıkanması lâzımdır. Şayet abdest niyetini getirmeden yıkanırsa kâfi olup onunla kılacağı namaz sahihtir. Fakat abdestsiz olup abdest niyetini getirmeden cenabetten yıkanan kimsenin abdesti yerine gelip gelmediğine dair ihtilaf vardır. Mutemede göre gusül abdestin yerini tutar.

Bir kimsenin idrar yolu kapanır, mide altında bir delik açılır, idrar ve meni gibi bir şey çıkarsa abdesti bozulur. Fakat mide hizasında veya yukarısında bir delik açılır ve esas idrar yolu kapalı, veya idrar yolu açık olduğu halde mide altında açık bulanan delikten bir şey çıkarsa abdesti bozmaz. Çünkü birinci ve ikinci sûrette çıkan şey, kay (kusurtu) hükmündedir. Üçüncü sûrette ise esas idrar yolu açık olduğundan başkası nazarı itabara alınmaz. Mil gibi bir şeyi tenasül aletine sokar ve çıkarırsa abdesti bozulmaz.

2- Uyku, baygınlık, delilik ve sarhoşluk gibi aklı izale eden bir şeyin bulunması. Ancak oturup makadı yere iyice dayayarak bağdaş kuran kimsenin abdesti bozulmaz.

Bir kimse, bir arabaya biner ve uykuya dalarsa, makadı yere dayandığından abdesti bozulmaz. Hatta bir şeye dayanıp uykuya dalsa da abdesti gitmez. Ancak yolun bozukluğuyla araba sarsıntısından makadı minderden kesilecek olursa abdesti bozulur.

İmam Rafiî diyor ki: "Zayıf olan kimsenin makadı iyice yere dayanmadığından bağdaş kursa da aklı izale eden her hangi bir şey olursa abdesti bozulur."

Nuas halinde olan, yani yapılan konuşmaları, manalarını anlamadan duyan veya "gördüğüm şey rüya mı yoksa hayal mi?" diye şüphe eden kimsenin abdesti bozulmaz.

3- Bir erkeğin vücudunun mahrem olmayan bir kadının vücuduna hailsiz değmesidir. Hem dokunanın, hem dokunulanın abdesti bozulur. Yalnız saç, tırnak, kemik ve diş abdesti bozmadıkları gibi yedi yaşına gelmeyen çocuktan da abdest bozulmaz. Fakat bu sebeblerden dolayı abdest almak sünnettir. Tenasül aleti müstesna, vûcutdan kesilmiş her hangi bir uzuv abdesti bozmaz. Vefat eden erkek veya kadına dokunmakla abdesti bozulmaz.