b) Temiz olması,

c) Misafirin ihtiyacını karşılamak için sağa sola gitmeye müsait olması "İbnül-İmâd" diyor ki: "Mestin, mukim için bir gün bir gecelik, misafir için üç gün üç gecelik işlerini görecek kadar dayanıklı olması lazımdır." Mestin üzerinde suyun nüfuzuna mâni olacak hamur gibi bir hailin bulunmaması.

3- Mestin suyu içine geçirmeyecek bir tarzda olması.

Ancak Potin gibi önü veya yanı açık olup bağ ile bağlanan veya su almasına mani olmasada fermuar ile kapanan mestin üzerine meshetmek caizdir.

Hanefi mezhebinde çorap üzerine meshetmek caiz olmadığı gibi Şafii mezhebinde de caiz değildir.

Bir kimse, abdest alıp mestini giyer, fakar her iki ayağı veya biri henüz yerine varmadan abdesti bozulursa mest üzerine meshetmek caiz değildir.

Bir kimse, ayağına bir deri sarar ve onu mest yerine kullanırsa bu mest sayılmadığından üzerine mesh etmek caiz değildir.

Ayağında yara bulunan kimse, üzerine bir şey sarıp ayağını yıkadığı taktirde rahatsız olacaksa, sargı üzerine su ile mesheder, sonra teyemmüm edip namazını kılar. Bu halde mest giyecek olursa, üzerine meshetmek caiz değildir. Mestin bir tekinin deri, diğerinin de keçe olmasında sakınca yoktur. Yine, ayak görünecek kadar mestin üst tarafı geniş olursa sakıncası yoktur.

Mestin üst kısmı zayıflayıp rutubeti önleyemecek bir hale gelse veyahut mest geniş olduğundan, üstten ayak görülse, beis yoktur. Bir deri ayağa bağlanır ve onunla gezilebilirse mesh etmek caizdir.

Gasp edilmiş veya çalınmış mestin üzerine mesh etmek caizdir.