gibi zevatın sözlerine dayanarak mevlidi okutmanın iyi bir şey olduğunu açıklamaktadır.

İbni Haceri'l-Askalâni, "Mevlidin hükmü nedir?" diye sorulan bir suali şöyle cevablandırdı: "Mevlid işi bidattır. Bunu Selef-i sâlihinden hiçbir kimse yapmamıştır. Hicretten üç asır sonra meydana gelmiştir. Bununla beraber mevlid işinin iyi tarafları vardır. İyi tarafları yapılırsa bidati hasene sayılır, yoksa bidati seyyie'dir."

Sonra şöyle devam ediyor: "Mevlidin meşruiyetine dair iyi bir vesika buldum." Buhari ve Müslim'de sabit olmuştur ki Peygamber (S.A.V.) Medine'ye geldiğinde yahudilerin aşure gününde oruç tuttuklarını gördü. Onlara orucun sebebini sorunca şöyle dediler: "Bugün Allah'ın, Firavnı denizde boğup Musa'yı kurtardığı bir gündür. Biz Allah'a şükrederek onu oruç tutuyoruz. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V.) Biz Musa'ya sizden daha yakınız.." Bundan anlaşılıyor ki, böyle bir günde Allah'a şükretmek tam yerindedir. Yalnız Mevlidin, Peygamberin doğduğu günde olması için dikkat etmek lazımdır. Sair günlere teşmil edip mevlid merasimini icra etmek manasızdır.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, zamansız olarak halkın okuttukları Mevlidin pek ehemmiyeti yoktur. Mevlid, erkek ile kadınların bir araya gelmesine vesile olacak veya içki içilmesine yol açacak ise onu tertip eden kimsenin Allah'ın indinde mesul olacağı gibi oraya giden kimse de mesuldür.

KARI KOCANIN İRTİDADLARI

Karı ile kocadan birisi veya her ikisi riddet ederse üzerine birkaç soru terettüp eder.

1 - Aralarındaki nikâh fesh edilir mi edilmez mi?

2 - Nikâh fesh edilirse üç talâk gider mi, gitmez mi?

3 - Mürted olan kimse ötekisine varis olur mu olmaz mı?

4 - Mehrin durumu nasıl olacak?

5 - Mürteddin cezası nedir?