koca, velinin veya her iki şahidin veya birisinin fasık veya gayri mükellef olduğunu itiraf etseler nikâh batıl olduğundan fesh edilir. Bu hal duhuldan sonra olursa mehrin tamamı, yoksa yarısı kadına verilir. Yalnız kadın böyle bir iddiada bulunsa kocaya yemin ettirilir, yemin ettiği takdirde kadının sözüne itibar edilmez. Şahitlerin "biz fasık idik" demelerine de bakılmaz.

Karı koca üç talâk ile birbirinden boşandıktan sonra, veli yahut şahitlere fısk veya nikâhı bozacak başka bir şeyi isnad etseler nazarı itibara alınmaz.

Zevceliğe namzet olan bakirenin velisi, babası - veya dedesi ise mücbir veli olduklarından, vekâlet ve muvafakatını almadan aşağıda mezkur olan beş şart dahilinde onun nikâhını kıyabilirler:

1 - Veli ile zevce arasında düşmanlığın bulunmaması.

2 - Zevce ile koca arasında düşmanlığın bulunmaması.

3 - Hali vakti yerinde olan birisiyle evlendirmesi. Yani mehrini verebilecek birisiyle evlendirmelidir. Şayet mehrini veremeyecek bir kimse ile evlendirirse veli mecbür de olsa nikah sahih değildir.

4 - Mehri misl ile evlendirmesi.

5 - Onu denk bir kimse ile evlendirmeli.

6 - Âma veya yaşlı bir kimse ile evlendirmemelidir. Çünkü böyle bir kimse ile evlendirdiği takdirde yaşayışında zarar görecektir.

Zevce bakire olmazsa, veya bakire olur da velisi babası veya dedesi olmazsa onun muvafakatını almak şarttır. İki şahit huzurunda muvafakatının alınması sünnettir. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Dul kadının; velisinin kendisinden izin almaya hakkı vardır." Bakire ise babası onu evlendirebilir. Dul, küçük olursa baliğe oluncaya kadar evlendirilemez.

Veli (oğul müstesna) , Önce baba, sonra dede, sonra ana ve baba bir olan erkek kardeş, sonra baba bir olan er kardeş, sonra ana baba bir, kardeşin oğlu, sonra baba bir olan er kardeşin oğlu, sonra amca oğulları, ayni minval üzere sonra