Kirazın şartları ise şunlardır:

1 - Hem sermayeci hem sermayeyi çalıştıran kimsenin ehil olmaları. Binaenaleyh deli, çocuk ve mükreh olan kimselerin kiraz akdini yapmaları caiz değildir. A'mâ olan kimse alış-veriş yapamazsa da kiraz akdini yapabilir. Yalnız sermayeyi çalıştıran kimse olursa, ehil bir kimseyi vekil olarak tayin etmek suretiyle bu muameleyi yürütmesi mümkündür.

2 - Sermayeyi çalıştıran kimsenin işinde hür olması, yani muayyen bir şeyi veya çok az bulunan bir şeyi satın alması veya muayyen bir kimse ile alış veriş yapmasının kendisine şart koşulmamasıdır.

3 - Kirazın belli bir süreye bağlanmaması. Binaenaleyh bir sermayeci, birisine bir seneye kadar çalıştırmak ve kazanç yarı yarıya olmak üzere, "Sana bu sermayeyi veriyorum," dese, beriki de kabul ederse, kiraz akdi sahih değildir. Hanefi ile Hanbeli mezheplerinde belli bir süreye bağlamak caizdir.

Kazancın iki şartı vardır:

1 - Kazancın, sermayeci ile sermayeyi çalıştıran kimseye has olması. Onlardan başka bir kimse için kazançtan bir hisse tahsis etmek caiz değildir.

2 - Kazanç nisbetinin belli olması. Sermayenin birkaç şartı vardır.

a - Altın ve gümüş olması. Şafii mezhebinde durum böyledir. (Buna göre, bu zamanda altın ve gümüş para olmadığına göre piyasadaki kiraz muamelesinden hiç birisinin caiz olmaması gerekir. Bunun da ne kadar zor olduğu malumdur.) İmamı Şafii hayatta olsaydı mutlaka buna fetva verecekti.

b - Sermayenin mikdarı ile cinsinin malum olması.

c - Muayyen olması. Buna göre kiraz sermayesi için iki keseden birisinin üzerine kiraz akdini yapmak caiz değildir.

Sermayeyi çalıştıran kimsenin şu hususlara dikkat etmesi lazımdır:

1 - Normal olarak alış-veriş yapması, yani kazanmak umudu ile tasarruf etmesi.