ediyor ise yine durum böyledir. Yani başkasının orada oturması caiz değildir. Ama bir kimse caminin bir yerinde namaz kılarsa ikinci namazda onun orada bir hakkı yoktur.

Camide, caminin avlusunda alış-veriş yapmak caiz değildir. Onu yapan kimse menedilecektir.

Bir kimse, caminin bir yerinde namaz kılmak için oturduğu takdirde namaz kılıncaya kadar orası onun hakkıdır. Hatta abdesti bozulduğundan dışarıya çıkarsa hakkı bakidir.

ŞİRKET

Şirket, lüğatta karışmaktır. Istılahta ise birden ziyade kimsenin bir şeyde ortak olmaları için akid yapmalarıdır.

Şirketin çeşitleri vardır:

1 - Şirket-i ebdan : Terzi, marangoz, simsar ve hammal gibi bedenen çalışan kimselerin ter döküp çalışmak suretiyle elde ettikleri mahsulde ortak olmak için yapılan akittir.

2 - Şirket-i müfâvada : Ortakların elde ettikleri mahsulde ve ortaya çıkan ziyanda ortak olmak için yapılan akittir.

3 - Şirket-i vücuh : Birden ziyade kimsenin sermayeleri olmadığı halde kendi itibar ve şerefleriyle veresiye mal alıp satmaları ve kazancı aralarında bölmek için yaptıkları akidtir.

4 - Şirket-i inan : Ticaret yapmak gayesiyle birkaç kişinin bir malda ortak olma yolunda yaptıkları akidtir.

Şirket-i inan hariç bütün şirketler bâtıldır. Ancak hanefi mezhebine göre caizdir.

Sahih olan şirket-i inan'ın dört rüknü vardır:

1 - Ortaklardır. Bunların şartları tevkil ve tevekkülün şartları gibidir.

2 - Sığadır. Yani ticaret yapmağa izni bildiren sözdür. Alış-veriş yapmaya sana izin verdim, gibi.

3 - Çalışmadır. Yani ticaret için mesai sarf etmektir.