başkasından aldığı ariyeti başkasına ariyet olarak vermesi caiz değildir.

b) Teberrû'a ehil olmasıdır. Çocuk, deli, mahcurünaleyh olan kimsenin ariyet vermesi caiz değildir.

2 - Müstaîr. Bunun da iki şartı vardır.

a) Teberrû'a ehil olması. Çocuğa, deliye, mahcurü aleyh olan kimseye ariyet vermek caiz değildir.

b) Muayyen olması: İki kişiden birine ariyet vermek sahih değildir.

3 - Müsteâr. (Ariyet olarak verilen şey) Bunun da üç şartı vardır:

a) Ondan istifade edildiği halde aynının baki kalması: Binaenaleyh, yemekleri ariyet olarak vermek caiz değildir. Çünkü yendikten sonra yemeğin aynı kalmaz.

b) Menfaatın kuvvetli olması. Sadece bakmak ve evde bulundurmak için gümüş ve altını ariyet vermek caiz değildir. Fakat süslenmek için caizdir.

c) Cins ve nevinin belli olmasıdır. Hem üzerinde bina yapılmaya hem ziraata elverişli olan bir tarla, ariyet olarak verilecek olursa, faydalanma cihetinin beyan edilmesi lazımdır. Yoksa ariyet caiz değildir.

4 - Siğadır. (Kullanmağa izin verildiğine delâlet eden kelimedir)

Müstear olan şeyin sadece menfaat olması icab etmez. Meselâ, sütünden faydalanmak için bir koyun veya keçi ariyet olarak verilebilir.

Ariyetin geri çevrilmesi için yapılan masraf müsteir'e aittir.

Ariyet, semavi bir afetle veya müsteîr'in veya başkasının fiiliyle telef olursa, müsteîr, mislini veya kıymetini ödemekle mükelleftir. Fakat kullanılışta telef olursa, meselâ, ariyet olarak giydiği elbise, üzerinde yıpransa veya muharebede