Bir kimse başkasına ait bir tarlanın içinden su geçirmek veya başkasının avlusuna kar atmak için para mukabilinde sulh ederse caizdir.

İki bina arasındaki bir duvarın kime ait olduğuna dair bir emmare bulunmaz veya şahitlerin şehadetiyle durum bilinmezse duvar müşterek sayılır.

Müşterek bir duvarda ortaktan izin almadan pencere açmak veya kazık çakmak caiz değildir. Fakat izinsiz ona bir şey dayandırmakta beis yoktur.

Müşterek bir duvar yıkılırsa, inşası hususunda anlaşma olmazsa, onu inşa etmek maksadiyle ortaklardan biri diğerini zorlayamaz.

ZAMÂN VE KEFALET

Zamân, bir kimsenin zimmetinde bulunan hakkı veya zimmetinde hak bulunan kimsenin getirilmesini iltizam etmekdir. Kefalet de, bir adamın şahsına kefil olmaktır.

Zamânın dört şartı vardır:

1 - Zâmin olacak kimsenin reşid, baliğ ve akîl olması,

2 - Mahcurun aleyh olmaması. Çocuk, deli ve sefih olan kimse zâmin veya kefil olamaz.

3 - Zâmin'in mazmunûnlehi tanımasıdır ama mazmunûnlehin kabul ve rızası şart değildir.

4 - "Zâmin" veya "kefil oldum" gibi iltizamı ifade edecek bir söz söylemektir.

Mazmun olan şeyin sabit olması gerekir. Henüz sabit olmamış olan şeyi zamin olmak caiz değildir. Herhangi bir alış verişte, verilen para veya satılan şeyin gasp veya hırsızlık malı olduğu konusunda alıcı veya vericinin şüphesi olur, bir üçüncü kişi; "şayet bu para veya satılan şey gasp veya hırsızlık malı çıkarsa ben zâminim" derse caizdir. Bu zamanın adı, "zaman-ı el derke" dir.