ALIŞ-VERİŞ

İslâm dini, insanın hem de madde hem manasına itina göstererek her ikisinin de hakkını tanımıştır. Mana için gıda mahiyetinde olan ibadetleri emrettiği gibi, madde için de; temel sayılan çalışma, sanat ve ticaret gibi şeyleri emretmiştir. Kur'an-ı Kerim buyuruyor: "Allah, satışı mübah kıldı." (El-Bakara: 275)

Allah'ın Resûlü de: En iyi kazanç hangisidir, diye sorulduğunda şöyle cevap verdi:

"Kişinin eliyle yaptığı çalışma ile mübah olan alış veriştir." (Hâkim)

Bey'in (alış verişin) üç rüknü vardır:

1 - Alıcı ve satıcı.

2 - Siğa (akit) dir. Siğa, satıcının; "Sana şunu bu kadara sattım." alıcının da "bu kadara aldım", şeklinde karşılıklı olarak söylenen sözleridir.

Birinci rükün olan alıcı ile satıcıdır. Bunların beşer şartı vardır:

1 - Akil ve baliğ olmasıdır. Binaenaleyh çocuk ile delinin alış veriş yapmaları caiz değildir. Ama sarhoş olan kimsenin aklı başında olmazsa da yaptığı alış veriş sahihtir. Hatta hanımını boşasada boşaması muteberdir. Şayet bir çocuk bir şey satın alır, sonra kayıp eder veya atarsa sorumlu değildir. Elinde kalırsa kendisinin değil, mal sahibinindir. Velisinin onu iade etmesi gerekir. Binaenaleyh bugün çocukların her yerde olduğu gibi yaptıkları alış veriş caiz değil, batıldır. Bunun için Şafiî mezhebinin salikleri ya çocuklara bu alış verişi yaptırmamalı veyahutta mümeyyiz olan çocukların alış verişleri kabul eden Hanefi mezhebini taklit etmeleri gerekir. Bir kimse, birisinden bir şeyi iğreti olarak istemek üzere bir çocuğu bir yere gönderdiğinde o da