olarak halk etmiştir. İşte oruç, cesedin ruha galebe çalmasına engel olup iki unsurun dengesini sağlar.

RAMAZAN'I ŞERİFİN SÜBUTÜ

Ramazan'ı şerifin orucu, Şaban ayının otuz gün tamamlanması veya Ramazan ayının hilâli, teleskop veya başka bir vasıta ile değil de, normal olarak çıplak gözle görülmesiyle vacib olur. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَاَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ فَاِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلَاثِينَ يَوْمًا

"Onu, (ay'ı) gördüğünüzde oruç tutunuz, gördüğünüzde de orucunuzu açınız (Bayramınızı yapınız) üzerinizde bulut olursa, Şaban ayının sayısını otuz güne tamamlayınız." (Buhari)

Bu zamanda ilim ve teknik o kadar ilerlemiştir ki, bir çok gizli şeyler ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri ayın durumudur.

Ay hangi gecede ve hangi ülkede doğar ilmen malumdur. Durum böyle olmakla beraber bununla amel edilmez. Zira İslâm dini Ramazanın sübutu için hilalın çıplak gözle görüldüğü takdirde oruç tutmamızı emr ediyor. Sübutu için başka yolla hilalı takip etmemizi emir etmemiştir. Yalnız bu zamanda mevcud hassas aletlerden istifade etmek mümkündür. Bunlarla önce hilalin hangi gecede ve hangi ülkede ve hangi istikamette doğacağı tesbit edilir, bilahare çıplak gözle o ülkede o istikamette hilal aranır ve görülmesi için çalışılır.

Ayın görünmesi, bir şahidin şehadetiyle sabit olur. Tirmizi şöyle rivayet etmiştir: "Bir arâbî Resûlüllah'ın huzurunda, ay'ı gördüğüne dair şahitlik yaptı. Bunun üzerine Resûlüllah (S.A.V.) halka oruç tutmayı emr etti."

Şafiî mezhebine göre bir ülkede rü'yet-i hilâl sâbit olursa her yandan yüzkırkdört kilometreden az olan yerlere hükmü câridir. Fakat yüzkırkdört kilometre, yâni Şafiî'lere göre seferî