Resimli ve ipek olmayan perdeyi, pencere gibi şeyler üzerine takmak caizdir. Hele bu zamanda evler birbirine karşı olup pencereler birbirine baktıklarından müslümanlar için perde bir zaruret haline gelmiştir. Ama üzerinde canlı bir yaratık resmi bulunan veya ipekten olan perde takmak haramdır. Kezalik üzerinde canlı bir mahlûkun resmi bulunmayan bir halıyı duvara asmakta beis yoktur. ()

Erkek, kadın herkesin altın ve gümüş kabları kullanması haramdır. Yemek içmek ve abdest almak gibi hususlar arasında fark yoktur. Hatta çay kaşığı gibi küçük bir şey de olsa yine durum değişmez. Kadın için mübah olduğundan ipekli elbise ile ipekli seccade üzerinde namaz kılan kadın için hiçbir beis yoktur. Bir elbisede insan veya hayvan resmi varsa onunla namaz kılmak mekruhdur.

Müteneccis olan zeytinyağından sabun yapmak, müte-neccis gaz yağını lüküs ve lambalara koyup aydınlanmak, araba ve makineleri temiz olmayan yağlarla yağlamak caizdir.

Resûlüllah (S.A.V.), içine fare düşmüş bir yağın durumu hakkında sorulan bir soruyu şöyle cevaplandırmıştır:

اِنْ كَانَ جَامِدًا فَالْقُوهَا وَمَا حَوْلَهَا وَاِنْ كَانَ مَائِعًا فَاِسْتَصْبِحُوا بِهِ اَوْ فَانْتَفِعُوا بِهِ

"Yağ katı ise onu (fareyi) ve etrafını atınız. Sıvı halde ise onunla aydınlanınız. Veyahut ondan faydalanınız."

Ayakkabısını giymek isteyen kimse, önce sağ sonra sol ayakkabısını giyer. Çıkarmak istediği zaman da aksini yapar. Bir tek ayakkabı veya bir tek çorap giymek mekrûhdur.

Erkek olan kimse için, sağ veya sol elinin serçe parmağına veya her ikisine gümüş yüzük takmak sünnettir. Altın yüzük takmak ise haramdır. Resûlüllah (S.A.V.) bir gün, bir sahabenin parmağında altın yüzük gördü. Haram olduğundan bizzat elinden çıkarıp attı.