Ölünün (Peygamber ve veli de olsa) tabutunu veya kabrini veya eşiğini veya kabrin etrafında bulunan demir parmaklıkları öpmek veya istilâm etmek mekruhdur ve bid'attır. (Muğn-il muhtaç C l. S. 364). Kabir üzerine oturmak veya üstüne basmak caiz değildir. Ancak ziyaret veya bir ölüyü defn edebilmek için mezara basmaktan başka çare yoksa o zaman onda beis yoktur.

KABİR ZİYARETİNİN ADABI

Kabir ziyâretinin âdâbı şöyledir:

1- Âbdestli olmak,

2- Muvakkaten de olsa dünya meşgâlesini içniden atıp âhireti düşünmek ve dünyanın fâni olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek,

3- Kabir sahibi hayatta olsaydı ona ne kadar yaklaşması uygun ise o kadar kabrine yaklaşmak,

4- Yanına vardığında Peygamber (S.A.V.)'in ta'lim buyurduğu gibi selâm vermek. Şöyle ki:

"Bu yurtta bulunan mü'min ve müslümanlara selâm olsun. İnşâllâh biz de size yetişiriz. Bizler ve sizler için Allah'tan âfiyet dilerim."

5- Kabrin yanında Kur'an-ı Kerim tilâvet edip duada bulunmak.



ELBİSE, KAP VE BENZERİ ŞEYLER

Cenab-ı Hakk'ın insanlara ihsan buyurduğu bütün nimetlerden birisi de elbise nimetidir. Elbise, insana vakar ve şahsiyet kazandırdığı gibi, kışın soğuktan, yazın da sıcaktan muhafaza eder. Kur'an-ı Kerim buyuruyor:

يَا بَن۪ىٓ اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ى سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌ

Araf 26.