وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا

Tevbe 84

"Kâfirlerin birisi ölse asla onun namazını kılma." Fakat yıkanması lazım gelmezse de yıkanabilir. Çünkü Hz. Ali'nin (R.A.) babası Ebutalib ölünce Resûlüllah (S.A.V.) Hz. Ali'ye (R.A.) onu yıkamasını emretti.

Yalnız müslüman olmayan kimsenin ölümü halinde müslüman olan akrabaları tarafından değil, müslüman olmayanlar tarafından yıkanması daha iyidir.

Katil ve yolkesicilik gibi idamı gerektiren bir suç işleyen kimse, idam edilirse diğer müslümanlar gibi yıkanacak ve cenaze namazı kılınacaktır.

Müslümanlarla müslüman olmayan kimselerin cenazeleri birbirine karışır, hangisi müslümandır, hangisi müslüman değildir diye bilinmezse hepsi yıkanıp kefenlenir ve namazları kılınır. Hepsi için bir namaz kılınırsa namazdaki dua şöyle olacaktır:

اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُسْلِمِ مِنْهُمْ

"Allahım; onlardan Müslüman olan kimseyi bağışla." Her cenaze için ayrı ayrı namaz kılınırsa duâ şöyle olacaktır.

اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اَنْ كَانَ مُسْلِمًا

"Allahım Müslüman ise onu bağışla."

Bir müslüman ile evli olan kitabiyye, hamile olarak ölürse cenaze namazı kılınmaz, fakat hamili için müslümanların mezarlığında defn edilir.

Cenaze namazının, camide ve en az üç saf halinde kılınması sünnettir. Resûlüllah (S.A.V.) Süheyl bin Beyza ile kardeşi Sehl'in cenaze namazlarını camide kıldı. (Müslim)

Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَمُوتُ فَيُصَلِّى عَلَيْهِ ثَلَاثَةُ صُفُوفٍ اِلَّا غُفِرَ لَهُ

"Her hangi bir müslüman vefat eder, üzerine müslümanlar üç saf halinde namaz kılarlarsa mutlaka Allah onu bağışlar." (Hakim rivayet etmiştir.)