Kefenin iyi veya orta oluşu hususunda ölünün durumu nazarı itibare alınır. Varlıklı ise iyi, orta halli ise orta cinsten bir şey olacaktır. Çok israf yapıp lüks bir kefen almak mekruhdur. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

لَا تُغَالُوا فِى الْكَفَنِ فَاِنَّهُ يُسْلَبُ سَرِيعًا

"Kefenin pahalılığına heves etmeyin, O, zaman geçmeden çürür." Meyyitin durumu müsait olursa, her birisi bütün vücudunu örtecek üç örtü ile kefenlenmesi lâzımdır.

Hz. Aişe (R.A.) diyor ki:

"Allah'ın Resûlü, Yemenli beyaz elbiseden, içinde gömlek ve sarık olmayan üç kat ile kefenlendi."

Bu üç örtünün altına bir gömlek, başına da bir sarık ilâve edilse caizdir.

Durumu müsait olmazsa bütün vücudunu örtecek bir tek örtü ile iktifa edilebilir.

Kadın için en uygunu, başından ayağına kadar uzanan bir etek, bir gömlek, bir baş örtüsü ve her birisi bütün vücudunu örtecek iki örtü olmak üzere, beş kat olmasıdır. Resûlüllahın kerimesi Ümmü Külsüm beş kat ile kefenlenmişti.

Kefenlenmemesi için vasiyette bulunan kimsenin vasiyeti nazarı itibara alınmaz. Çünkü kefen yalnız kul'un hakkı değildir. Onda Allah'ın hakkı da vardır.

Kefen'in beyaz olması ve kullanılmış olması sünnettir.

Resûlû Ekrem (S.A.V.) buyuruyor:

اِلْبَسُوا مِنْ ثِيَابِكُمُ الْبَيَاضَ فَاِنَّهَا مِنْ خَيْرِ ثِيَابِكمْ وَكَفِّنُوا فِيهَا مَوْتَاكُمْ

"Elbisenin beyazını giyiniz. Çünkü o, en iyi elbiselerinizdendir. Onunla ölülerinizi de kefenleyiniz." (Tirmizi rivayet etmiştir).

Meyyit kefenlenirken, önce en güzel ve en geniş örtü serilir.