"Ölülerinizin iyi meziyetlerini söyleyiniz, ayıplarını söylemekten de ictinab ediniz."

Ölüyü yıkamak için su bulunmaz veya vücudu yandığından dolayı su ile yıkandığı takdirde dağılacaksa teyemmüm ile iktifa etmelidir. Ölünün vücudunda yara bulunup, yıkandığı takdirde fazla zaman geçmeden bozulsa da yine yıkanması lâzımdır. Ölüyü yıkamak için niyet getirmek icab etmez.

Cünüp veya hayızlı olan kimsenin, ölüyü yıkamasında beis yoktur.

Kocanın zevcesini, zevcenin kocasını yıkaması caiz ise de, erkeğin erkeği, kadının kadını yıkaması daha efdaldir. Resûlüllah (S.A.V.) Hz. Aişe'ye (R.A.) buyurdu ki:

لَوْ مِتِّ قَبْلِى لَغَسَلْتُكِ وَكَفَّنْتُكِ

"Sen benden önce ölsen, ben seni yıkar ve kefenlerim."

Bir kadın vefat eder, onu yıkayacak bir kadın veya kocası bulunmaz veya bir erkek vefat eder, onu yıkayacak erkek veya zevcesi bulunmazsa, gassal, varsa önce ölünün üzerindeki necaseti giderir, sonra iki eline birer bez sararak teyemmüm aldırır.

Bir kimse vefat edip, onu yıkayacak bir kimse bulunmadığından teyemmümü alınıp namazı kılınsa, sonra, mezara konulmadan önce onu yıkayacak bir kimse çıksa, yeniden yıkanıp namazı kılınmalıdır. Fakat mezara konulduktan sonra böyle bir kimse bulunsa, artık ölü tekrar çıkarılıp yıkanmaz.

Şehvet çağına henüz ermemiş olan çocuğu, hem erkek hem kadın yıkayabilir.

Erkeği yıkamak ve namazını kıldırmak ile kadının cenaze namazını kıldırmak için en uygunu pederi olması, sonra uzak da olsa dedesi, sonra ölenin oğlu, sonra ne kadar uzak da olsa torunu, sonra ana ve baba bir olan kardeşi, sonra baba bir olan kardeşi, sonra amcası, sonra amcası oğlu, sonra hükümdar veya onun tayin ettiği kimse, sonra dayıları, sonra yabancı erkekler, sonra zevce, sonra mahremleri.