İmam-ı Esnevi'ye göre bir ceza evinde yerli kırk tutuklu bulunursa, her ne kadar hürriyetten mahrum iseler de cuma namazını kılmakla mükelleftirler. Çünkü bunlar hapiste oldukları halde yine köle değil hür sayılırlar.

Fakat düzgün okumak için çaba gösterdi haldeği öğrenemezse, kırktan sayılır ve kılınan cuma namazı sahihdir.

Bir yerde bir tek cuma namazı kılınır ve imamın da fatihası yanlış olursa, fatihası düzgün olan kimsenin böyle bir imama uyması caiz olmadığı gibi cuma namazına gitmeye de mecbur değildir.

Hutbe okunurken veya namazın her hangi bir cüz'ünde, son rek'atta da olsa, sayı kırktan aşağıya düşerse cuma namazı fesada gider. Hatta kırk kişiden bazıları ikinci rek'atta imamdan ayrılarak münferiden namaz kılar ve selâm verirse, henüz selam vermeyenlerden birisinin abdesti bozulsa, selam verenlerin de namazı bozulur.

Hatip iki hutbe arasında oturduğunda ihlası şerifi okuması sünnettir.

Cuma namazını kıldıran, köle veya baliğ olmayan veya misafir bir kimse ise, kendisinin dışında nisab yani kırk kişi tamamlanmışsa, namaz sahihdir. Aksi takdirde cuma namazı sahih değildir.

Cuma namazını kıldıran imam, selam verdikten sonra abdestsiz olduğunu hatırlarsa veya üzerinde necaseti hafiyye bulunsa, kendisinden başka nisab tamam olduğu takdirde cuma namazı sahihdir. Fakat imamın, kadın veya hunsa veya kâfir olduğu ortaya çıkarsa cemaat ne kadar çok da olsa namazı sahih değildir. Bir kimse abdesti olmayan bir imama, rükûda iktida edip yetişirse, me'mum fatiha okumadığı ve imamın da namazı sahih olmadığından, me'müm o rek'ata yetişmemiş sayılır. Hutbeden önce nisab eksilirse hutbeye başlamaz. Hutbe esnasında sayı eksilirse yine hutbe muteber değildir.

6- Cuma namazından önce iki hutbe okumak. İbni Ömer'-den rivayet edilmiş, demişki: