kenetleşmesine vesile olduğu gibi, ibadete karşı olan hevesin artmasına ve ferdler arasında fikir alış verişine de vesiledir. Bunun için cuma namazında cemaat erkekler için farz-ı ayn, başkası için Cumhuru Ulemaya göre farz-ı kifayedir. Hakkında çok hadis varid olmuştur. Bunlardan biri şu hadisi şeriftir:

مَا مِنْ ثَلَاثَةٍ فِى قَرْيَةٍ اَوْ بَدْوٍ لَا تُقَامُ فِيهِمُ الْجَمَاعَةُ اِلَّا اسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ.

"Bir köyde veya bir çölde üç kişi bulunup da namazı cemaat halinde eda etmezlerse mutlaka şeytan onlara musallat olur."

Akıl, baliğ, hür, mukim ve fazla sıkıntı çekmeden başkasıyla namaz kılmaya gücü yeten ve çıplak olmayan erkeklerin cemaat halinde cuma namazını kılmaları farzı ayın; diğer vakit namazlarını cemaatla kılmaları farz-ı kifayedir. Kadın ve misafir olan kimseler için, cemaat sünnettir.

Her şehir, her kasaba ve her köyde, namaz vakitleri için yüksek sesle ezan okunmalı ve vakit namazları cemaatla eda edilmelidir. Yalnız, genç kadınların evde cemaat halinde namaz kılmaları, camide cemaatla kılmaktan daha evlâdır. Kadınlara imametlik yapan kadın imam, öne geçmeyip, safın ortasında durmalıdır. Öne geçmesi mekruhtur.

Cemaat halinde kılınması sünnet olmayan nâfileleri, cemaatla kılmakta beis yoktur.

Nezr edilmiş olan namazı, cemaatla kılmak sünnet değildir. Fakat kaza namazlarını cemaatla kılmak sünnettir. Eda namazını, kaza namazını kılan kimse ile beraber kılmak caiz ise de münferiden kılmak daha evlâdır.

Bir kimse evinde hanım ve çocuklarına imamlık yaparsa, cemaatın faziletine nail olur. Fakat camide cemaatla kılmak daha efdaldır. Evde cemaatla kılınan namaz, camide tek olarak kılınan namazdan daha iyidir.

Cemaat, herhangi bir yerde alenen eda edilmediği takdirde, evlerde ve dükkânlarda ilân edilmeden cemaatla kılınan