çağına eren erkek ve kız çocukları, alışmaları için namaz kılmakla emredilirler. On yaşına geldikten sonra namaza devam etmezlerse hafifçe dövmek sûretiyle ikaz edilirler. Oruç ve İslâm'ın sair âdapları namaz gibidirler. Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor:

مُرُو الصَّبِىَّ بِالصَّلَاةِ اِذَا بَلَغَ سَبْعَ سِنِينَ وَاِذَا بَلَغَ عَشْرَ سِنِينَ فَاضْرِبُوهُ عَلَيْهَا

"Yedi yaşına gelen çocuğa namaz kılmayı emrediniz. On yaşını tamamlayınca (namaz kılmazsa) onu döğünüz."

3- Akıllı olmak. Baygın, deli ve cebren kendisine içki içirilip sarhoş olmuş kimseye namaz farz değildir.

4- Tâhir olmak. Ay başında veya nifasta bulunan kadına namaz farz değildir. Bir kadın ilaç kullanmakla hayızlı olur veya doğum zamanı gelmeden evvel çocuğunu aldırırsa hayız ve nifas müddetinde geçen namazları kaza etmez. Yine bir ilaç ile hayzını erteletirse normal olarak namaz ve tavafını eda edecektir.

5- Göz, kulak ve dil gibi uzuvların sâlim olması. Bir kimse âma, sağır ve dilsiz olarak halk edilirse, namaz gibi ibadetlerle mükellef değildir.

6- İslam davetini duymuş olmak. İslamdan haberi olmayan kimseye namaz farz değildir.

Namaz, vaktinin çıkışına bir an kalmış ve yukarıda zikrettiğimiz maniler de zail olmuşlarsa namaz vacib olur. Ayrıca öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını "cem'i takdim ve te'hir" olarak kılmak caiz olduğundan, ikindi vakti öğle için, yatsı vakti akşam için vakit sayıldığından, ikindi veya yatsı namazının vaktinin çıkışına bir an kalmış ve o maniler zail olmuşsa, ikindi ile beraber öğle, yatsı ile beraber akşam namazları vacib olur.

Namazda iken veya namazı kıldıktan hemen sonra baliğ olan kimse namazını iade etmeden tamamlar. Vakit girdikten sonra, namaz kılacak kadar zaman bulduğu halde namaz kılmadan deliren kimse veya kendisine âdet gelen kadın, mâni zail olunca o namazı kaza etmeye mecburdur.