c- Avret yeri örtülü olmak,

d- Kıbleye yönelmek,

e- Vaktin girdiğini bilmek. Bu da üç şekilde bilinir:

1- Bizzat veya güvenilir bir şahsın haberiyle,

2- İctihad etmekle,

3- Bir müctehidi taklit etmekle.

Beş vakit namaz Mekke'de hicretten bir sene önce "İsra" gecesinde farz kılınmıştır.

Bir çok kimse (Kur'an-ı Kerimle sabit olan sadece namazın farziyyetidir. Namazın beş vakit olduğu ifade edilmemiştir.) diye sık sık soruyorlar. Hele Aleviler, namaz kılmamak ve avam tabakasını iğfal etmek için münasebet bulduklarında bunu tekrarlayıp duruyorlar. Halbuki Kur'an-ı Kerim:

فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ وَلَهُ الْحَمْدُ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ

Rum : 18

Ayeti Celilesiyle beş vakit namaza işaret ettiği gibi:

وَمَآ اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا

"Resûl size ne vermiş ise onu alınız. Sizi men ettiği şeyden de sakınınız" (Haşr: 7) Ayeti Kerimesi ile Resûlullah'-ın emrettiği şeylerin tatbik edilmesini emrediyor. Binaenaleyh Resûlullah (S.A.V.) ne getirmiş ise onu Kur'an-ı Kerim de getirmiş sayılır. Namazın beş vakit olduğunu beyan eden bir çok hadisler vardır. Onlardan biri şu Hadisi Şerif'dir:

اَرَاَيْتُمْ لَوْ اَنَّ نَهْرًا بِبَابِ اَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ فِيهِ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ هَلْ يَبْقَى مِنْ دَرَنِهِ شَىْءٌ قَالُوا لَا يَبْقَى مِنْ دَرَانهِ شَىْءٌ قَالَ فَكَذَالِكَ مَثَلُ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ يَمْحُو بِهِنَّ الْخَطَايَا