بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

قُلْ هُوَ

ıtlak ile taayyün, tevhid-i şuhuda işarettir.

اَىْ: لَا مَشْهُودَ بِنَظَرِ الْحَق۪يقَةِ اِلَّا هُوَ

اَللّٰهُ اَحَدٌ

tevhid-i uluhiyete tasrihtir.

اَىْ: لَا مَعْبُودَ اِلَّا هُوَ

اَللّٰهُ الصَّمَدُ

tevhid-i rububiyete remizdir.

اَىْ: لَا خَالِقَ وَلَا رَبَّ اِلَّا هُوَ

Ve tevhid-i ceberuta telvihtir.

اَىْ: لَا قَيُّومَ وَلَا غَنِىَّ عَلَى اْلاِطْلَاقِ اِلَّا هُوَ

لَمْ يَلِدْ

tevhid-i celale telmihtir. Şirkin enva'ını reddeder. Yani tegayyür veya tecezzi veya tenasül eden, ilah olamaz. Ukûl-ü aşere veya melaike veya İsa veya Üzeyr'in velediyetini dava eden şirkleri reddeder.

وَلَمْ يُولَدْ

isbat-ı ezeliyet ile tevhiddir. Esbabperest, nücumperest, sanemperest, tabiatperestin şirkini reddeder. Yani hâdis veya bir asıldan münfasıl veya bir maddeden mütevellid ilah olamaz.

وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ

câmi' bir tevhiddir. Yani zâtında, sıfâtında, ef'alinde naziri, şeriki, şebihi yoktur.

لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌ وَ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

Şu surede yedi meratib-i tevhidi tazammun eden altı cümle mütenaticedir. Her biri ötekinin bürhanıdır.