TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ

(Hutbe-i Şamiye'nin Arabî olan "Teşhis-ül İllet Zeyli" nin müellifi tarafından Türkçeye çevrilmemiş kısımların Türkçe tercümesi.)

S- Halihazırdaki medeniyet sistemi, dinî cihada müsaade etmediği ve müsait olmadığı gibi ona fetva da vermiyor.. Bunun yanında dinî cihadı emreden İslâmiyetin hükümleriyle bunun arasında tatbikat nasıl olmalıdır?

C- Vakta ki medeniyet, gayr-i meşrû vesaiti tedafü' için, cihadı meşru sayıp ona fetva veriyor. O halde İslâm dini, bütün şeriatların tesbit edip emrettikleri dinî cihada nasıl müsaade etmeyecek ve teşvikte bulunmayacak?! Elbette dünyada rezail bulundukça, faziletin ona karşı cihad etmesi zaruridir. Demek ki cihad ebedîdir.

Hem sonra; bizim bulunduğumuz mekan ve mevki, bize yetecek kadar geniş olup dar gelmediği için; tecavüzün değil, tedafü'ün mevkiinde bulunmaktayız.

Hem bizim dinimizin esası da ona işaret ediyor ki;

لَا اِكْرَاهَ فِى الدّ۪ينِ

ve

تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ

ayetleri bizi tedafü' mevkiinde durdurmaktadır. Evet, ayetteki

تَعَالَوْا

kelimesi, en ilk vazifemiz onları ittifaka davet olduğuna işaret etmektedir. Cihadî müdafaayı ancak sonra yapabiliriz.

S- Halihazırdaki medeniyet istibdada karşı harb ilan ettiği gibi, din hamelelerine (âlimlerine, büyüklerine) karşı da husumet hissini tehyic etmiştir. Ecnebilerden bize sirayet etmiş bu iki his neticesinde bizimkiler dahi tahakküm ve zorbalığa hücum ettikleri gibi, din hissiyatına da şüphe ve güvensizlik ile bakıyorlar. Bu hususta reyin nedir?!.

C- Evet, ecnebîlerden bize tiryak zehir ile beraber sirayet etmiştir! Ama mazlumların istibdada karşı ilan-ı harb etmelerinin sebebi ise zahirdir. Fakat ecnebîlerdeki dinî hislere karşı husumet ilanının sebebi ise şudur ki: İsevî dini, hususen onun Katolik Mezhebi; Avrupada acib, müdhiş