taahhüd eden kimsenin yapılacak iş için izin verdiğine delalet eden bir söz söylemesi kafidir.

2 - İcare'de müste'cirin malum olması lazımdır. Fakat ce'alet böyle değildir. Meselâ birisi "falan eşyamı getiren kimse için şu kadar para olsun" veya bir kimse, "benim falan eşyamı bana getirene şu kadar para vereceğim" şeklinde söz söylerse ce'alet tekevvün etmiş bulunuyor. İş yapan kimse, o paraya müstahak olur.

3 - Ce'alette kendisi için ücret taahhüd edilen işin tahakkuk edilmesi lazımdır. İcarede ise üzerine akid yapılan menfaatın tahakkuku şart değildir. Mesela bir kimse, evini başkasına icar ederse evi mü'tecire teslim edildikten sonra içinde oturmazsa da ev sahibi ücrete müstahak olur.

Bir kimse, izin almadan birisine ait bir şeyi getirirse veya sadece Zeyd'e izin verildiği halde Amr o şeyi getirirse ğasp sayılır ve onun sahibi ücrete müstehak değildir.

İcarede olduğu gibi ce'alette de ücretin muayyen olması gerekir.

Bir kimse, "benim malımı Ankara'dan getiren kimse için şu kadar para vardır" dese, sonra birisi Ankara'dan daha yakın bir yerden onu getirirse Ankara ile o yerin mesafesi tesbit edilir ve yakınlığı nisbetinde taahhüt edilen ücretten düşürülür.

Birisi muayyen bir kimseye "benim malımı bana getirirsen sana şu kadar para vereceğim" şeklinde dese, o muayyen adam da Zeyd'e "bana yardım edersen bana verilecek paranın dörtte birini sana vereceğim" dese, Zeyd ona yardım ettiği takdirde dörtte birine müstehak olur. Ce'alette mâlik ile işçi, iş olmadan evvel istedikleri zaman akdi feshedebilirler. Yalnız işçinin çalışması nisbetinde ücrete müstehak olur. Kezalik, iş olmadan evvel teahhüd edilen para eksiltilir veya artırılır.

İHYA-ÜL MEVAT

Arazi beş çeşide ayrılmaktadır;

1 - Öşür arizisidir. Müslümanlar tarafından fethedilip