uzanmak, itikâfta olan kimse için caiz olduğu gibi başkası için de caizdir, hem de camide yemek pişirmesi (kirletmemek, şartiyle) yemek yemesi, sofra sermesi ve bir kap içinde el yıkaması da caizdir. Yalnız itikâf'da olan kimsenin imkan dahilinde zikir, Kur'an-ı Kerim'i tilâvet ve ilim ile uğraşması daha efdaldir.

İtikâf, her zaman sünnet-i müekkededir. Ancak bütün gecelerden daha üstün olan Kadir gecesine isabet etmesi için itikâf'ın Ramazan'da yapılması daha müekkedtir.

KADİR GECESİ

Kadir gecesinin Ramazan ayının hangi gününün olduğu hususnda ihtilâf vardır. Kimi Ramazan'ın yirmibirinci, kimi yirmiüçüncü, kimi yirmibeşinci, kimi yirmiyedinci günüdür, diyor. Şâfii mezhebine göre kadir gecesi, Ramazan ayının yirmiüçüncü gecesidir. Ramazan-ı Şerif'in yirmisinden sonra "Allahümme inneke afüvvün, kerîmûn, tühibbü'l-afve fa'fu anni ya Kerîm!" sözünü deyip tekrarlamak sünnettir.

Kadir gecesinin sevabına nail olabilmek için zannedildiği gibi fecrin doğuşuna kadar uyumamak şart değildir. Yatsı namazıyla birlikte, teravih namazını kılan herkes Kadir gecesinden hissesini alır.