rahatsız olduğundan, cem'i takdim ve tehir olarak namazı kılması tam yerindedir demişlerdir.

Cem'i takdim veya tehir olarak öğle ile ikindi namazlarını kılmak azminde bulunan bir kimse, sünnetleri kılmak isterse, önce öğle namazının ilk sünnetlerini kılar, sonra her iki farz namazlarını kılar, sonra öğle namazının son sünnetlerini sonra da ikindi namazının sünnetlerini kılar. Yalnız cem'i tehirde öğle namazının son sünnetlerini ve ikindi namazının sünnetlerini ikindi namazından evvel kılabilir. Akşam ile yatsı namazlarını cem'i takdim veya tehir ederse durum yine değişmez.

Uzun yolculuğun dört meziyeti vardır:

1- Namazı kasretmek,

2- Oruç tutmamak,

3- Üç gün üç gece kadar mest'i meshetmek,

4- Cem'i takdim ve cem'i te'hir yapmaktır.

Ayrıca kısa yolculuğun da dört meziyeti vardır:

1- Cuma namazını terketmek,

2- Cuma namazını kılınacağı yeri şafaktan evvel terketmek,

3- Binek üzerinde nafile namazını kılmak,

4- Su bulunmadığı takdirde namazı iade etmemek üzere teyemmüm almaktır.

İmamı Nevvevi mecmu adlı kitabında şöyle der:

Üç çeşit ruhsat vardır:

1- Vacib. Meselâ bir kimsenin boğazında bir lokma düğümlenip kalır ve onu gidermek için içkiden başka bir içecek bulamazsa, hayatını kurtarmak gayesiyle içki içmek mecburiyetindedir. Terketmesinden dolayı ölürse asi olarak ölmüş sayılır.

2- Sünnet. Üç merhale veya daha fazla olan seferde seferi namazı kılmak gibi.