بَيْنَمَا النَّبِىُّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَامَ اَعْرَابِىٌّ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ هَلَكَ الْمَالُ وَجَاعَ الْعِيَالُ فَادْعُ اللّٰهَ لَنَا فَرَفَعَ يَدَيْهِ وَدَعَا

Peygamber (S.A.V.) cuma günü hutbe okurken, bir a'rabi (bedevi) ayağa kalkıp dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü, mal helâk oldu, aile efradı aç kaldılar. Bizim için dua et. Bunun üzerine ellerini kaldırıp dua etti." Ancak anormal bir hal olursa meselâ, bir âmanın bir kuyuya doğru gittiği görülür, ikaz edilmediği takdirde kuyuya düşmesi de muhtemelse onu ikaz etmek vacibdir.

Hatib minbere çıktıktan sonra, cuma namazının sünneti ile tahiyyetül-mescid sünneti müstesna, nafile namazı kılmak caiz değildir. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor:

اِذَا جَآءَ اَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَاْلاِمَامُ يَخْطُبُ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ وَالْيَتَجَوَّزْ فِيهِمَا

"Sizden biriniz cuma günü, imam hutbe okurken camiye gelirse hemen iki rek'at kılsın. Ama onları uzatmasın."

Hutbeye başlamadan önce, hutbe okunduktan sonra, iki hutbe arasında ve henüz yerinde oturmamış olan kimsenin konuşmasında beis yoktur. Hutbe okunurken aksıranın Allah'a hamdettiği takdirde ona yakın olan kimsenin "Yerhamüke'llah" demesinde beis olmadığı gibi sünnettir.

6- İki hutbe arasındaki fasıla ile rükünler arasındaki fasılanın uzatılmaması. İki hafif rek'at kadar ara verilirse, uzun sayılır. Yalnız rükünler arasında iken abdesti bozulursa ve hemen abdest alarak gelip hutbesine devam ederse zarar vermez.

7- Hatibin hades ve necasetten tahir olması. Hutbe okurken veya hutbe ile namaz arasında iken abdesti bozulursa ve