Cemaate çok ehemmiyet verip itina göstermeli ve hiçbir zaman terk edilmemelidir. Resûlüllah (S.V.) buyuruyor:

صَلَاةُ الْجَمَاعَةِ تَزِيدُ عَلَى صَلَاةِ الْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً

"Cemaatla kılınan namaz, yalnız başına kılınan namazdan, yirmi yedi derece daha efdaldır."

Ancak şiddetli yağmur, çok çamur, şiddetli rüzgâr, çok sıcak ve çok soğuk gibi umumi bir mazeret veya yemek ve su hazır iken, aşırı açlık veya susuzluk, ağır hastalık, abdest darlığı, bir masumun telefinden korku, bakıcısı olmayan bir hastanın bulunması veya ölüm halinde bulunan bir akrabanın bulunması veya yolculukta arkadaşlarından geri kalmak korkusu veya kendisine uygun elbise bulamamak veya izalesi zor olan sarımsak, soğan gibi kokusu fena olan bir şey yemesi gibi hususî bir mazeret bulunsa cemaat terk edilebilir. Yalnız ekmekle beraber başka yiyecek bulunduğu halde cemaata ve cuma namazına gitmemek için sarımsak veya soğan yiyen kimsenin mutlaka cemaata gitmesi lâzımdır. Yine bir kimsenin yemeği ateşte olursa veya suçlu olup bir süre ortalıkta görünmezse affı umar veya abdesti dar olursa cemaatı terk edebilir. Yangın gibi bir afet bulunup insan veya hayvan hayatı tehlikede iken namaz vakti gelip çatarsa namaz ile meşgul olmak haramdır.

Bir kimse namazda iken bir hırsız gelip kendisine veya başkasına ait malı çalarsa çalınan malı kurtarmak için namazını terk etmek zorundadıdır.

İmam veya münferid olan kimsenin sabah ve cuma namazlarında akşam ile yatsı namazlarının ilk iki rek'atinde fatiha ve zammı süreyi seslice, diğer namazlarda ise gizlice okumaları sünnettir. Kadın da, şayet sesini duyacak kadar erkek bulunmazsa erkek gibidir. Peygamber (S.V.) şöyle buyuruyor: "Gündüz vaktinde namazını seslice kılan kimseye hakaret ediniz." Me'mum'un ise, imamı dinlemekle emrolunduğu için fatiha'yı okuduğu zaman dahi sesini yükseltmesi doğru değildir.