dışındadır. Çünkü niyet namaz kılmak için bir azimdir. Buna göre niyet kolay olduğu gibi niyetten sonra ve tekbirden önce namaza münafi bir şey olursa beis yoktur.

Farz namazını kılmak isteyen kimsenin; hem namaz kılmaya azmetmesi, hem farz olduğunu söylemesi, hem hangi farzın olduğunu tayin etmesi icab eder.

"Maverdi" diyor ki: İbadet üç çeşittir:

1- Farz ve tayinden söz etmeden sadece kasta muhtaç olandır. Hac, umre ve abdest gibi. Meselâ abdest alındığı zaman, namaz için veya tavaf için veya Kur'an-ı Kerim'i ellemek için abdest alıyorum, şeklinde alınan abdesti tayin etmek icabetmez.

2- Tayin etmeden niyet getirirken kast ve farzı söylemeye muhtaç olan ibadettir. Zekat ve keffaret gibi ibadetlerdir.

3- Niyet getirirken tayin, kasd ve farz olduğu söylenmesi gerekli olan ibadetlerdir. Namaz ve oruç gibi.

İbadetten çıkma niyeti birkaç çeşittir:

1- Namazda çıkma niyeti veya tereddüt göstermek, namazın fesadına vesile olur. Ama vesveseden doğan tereddüdün hiçbir etkisi yoktur. Namazın fesadına sebebiyet vermez.

2- Hac ve umre'den çıkmak için azmetmek, onların fesadına vesile olmaz. Hatta cima, yanı cinsi ilişki gibi bir şeyle ifsad edilseler de onları tamamlamak ve kaza etmek icabeder.

3- Oruç ve itikaf. Mutemede göre bunlardan çıkmak için azmetmek onları bozmaz.

4- Abdest. Esahha göre abdest esnasında ondan çıkmaya niyet etmek, yıkanmış azaların abdestini bozmaz. Fakat yıkanmamış azalar için yeni bir niyet getirmek gerekir.

Bir kimse, namaz niyetinin akabinde içinde "inşallah" dese bakılır: Gayesi teberrük ise namaza bir halel gelmez. Yoksa getirilen niyet muteber değildir.

Öğle ile ikindi namazlarını kıldıktan sonra, kıldığı namazlardan birisinin niyetini getirmediğini hatırlarsa, her ikisini