Biraz uzaklaştıktan sonra bana dedi ki, namaza başlamak istediğin zaman da şöyle diyeceksin:

اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَشْهَدُ اَنْ لَآ اِلٰهَ اِلّٰا اللّٰهُ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ قَدْ قَامَتِ الصَّلَاةُ قَدْ قَامَتِ الصَّلَاةُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اللّٰهُ اَكْبَرُ لَآ اِلٰهَ اِلّٰا اللّٰهُ

Sabahladıktan sonra Peygamber (S.V.)'e gittim. Gördüğüm rüyayı kendisine söyledim. Bunun üzerine Peygamber (S.V.) bu, hak bir rüyadır. Git gördüğünü Bilal'e söyle onu okusun. Onun sesi senin sesinden daha yüksektir. Bilal'e gittim. Bilal'in yanında durup kendisine söyledim. O da okumaya başladı. Ömer bin Hattab (R.A.) evinde iken bunu duyunca abasını süründürerek dışarı çıktı ve şöyle dedi: "Hak ile seni gönderene yemin ederim ey Allah'ın Resûlü, gördüğün gibi ben de gördüm." Bunun üzerine Resûlüllah (S.V.) Allah'a hamd olsun dedi.

Ulema ezan hakkında ihtilaf etmişlerdir. Kimi sünnet, kimi de farz-ı kifayedir diyor. Sünnet olması daha kuvvetlidir.

Ezan, sadece vakitli farz namazlar için sünnettir. Adak, cenaze ve nafile namazları için sünnet değildir. Cumhuru Ulemaya göre, cemaat için sünnet olduğu gibi ferd için de sünnettir. İçinde cemaat halinde namaz kılınmış bir cami ve benzeri yerler hariç, her yerde ezan yüksek sesle okunur. Geçmiş namaz kaza edilecekse onun için de ezan okunur, yalnız birkaç kaza namazı kılınacaksa, ilk namaz için ezan okunur, diğerleri için okunmaz. Kadın cemaatı için ezan okumak câiz değildir. Yalnız kadın kendi nefsi için veya kadın cemaatı için sessizce bir ezan okusa beis yoktur. En az zikr sayılır. (Fethülcevad c. s.2.)