yazdığım mektublardan, evvel Sabri, sonra Hakkı Efendi istifade ediyorlar. Onlara da ayrı mektub yazmıyorum. Cenab-ı Hak seni onlara mübarek, büyük bir kardeş yapmış. Sen benim yerime Abdülmecid ile muhabere et, merak etmesin, Hulusi'den sonra onu düşünüyorum. Fakat talebeliğini hakkıyla îfa etmiyor. Onun için bizzât onunla muhabere etmiyorum.

Cedlerinizden birisinin imzası

اَلسَّيِّدْ مُحَمَّدْ

e dair mahrem sualiniz var.

Kardeşim buna cevab-ı ilmî ve tahkikî ve keşfî vermek elimde değil. Fakat ben arkadaşlarıma derdim ki: "Hulusi ne şimdiki Türklere ve ne de Kürdlere benzer. Bunda başka bir hasiyet görüyorum." Arkadaşlarım da beni tasdik ediyordular.

دَادِ حَقْ رَا قَابِلِيَّتْ شَرْطْ نِسْتْ

sırrıyla "Hulusi'de büyük bir asalet tezahürü, bir dâd-ı Hak'tır." der idik.